"Günlük kullanımın vazgeçilmezi; zamanla renk alarak değerlenen, çekimi yumuşak, özel fenol formüllü ve ustaların elinden çıkma sıkma kehribar tesbihler."
Sıkma Kehribar, tesbih sanatının en nadide örneklerinden biridir. Günlük kullanımın vazgeçilmezi; zamanla renk alarak değerlenen, çekimi yumuşak, özel fenol formüllü ve ustaların elinden çıkma sıkma kehribar tesbihler. Hem koleksiyonerlerin hem de günlük kullanım arayan tesbih severlerin vazgeçilmezi olan bu materyal, yüzyıllardır değerini korumaktadır.
Gerçek bir tesbih tutkunu için Sıkma Kehribar sadece bir aksesuar değil, aynı zamanda bir yatırımdır. Kullanıldıkça değerlenen yapısı, elde bıraktığı hissiyat ve estetik görünümü ile diğer türlerden ayrılır. Özellikle ustaların elinde şekillenen habbeler, her çekimde size farklı bir huzur verir.
Piyasada pek çok farklı kalitede ürün bulunsa da, sitemizde sergilenen Sıkma Kehribar modelleri, en yüksek standartlarda incelenmiştir. Renk tonları, hamur kalitesi ve işçilik detayları (imame, fren, durak) özenle seçilmiştir.
Bu değerli parçaların ömrünü uzatmak için doğru bakım şarttır. Sıkma Kehribar, kimyasallardan uzak tutulmalı ve doğal yağlar ile belirli aralıklarla temizlenmelidir. Zamanla renk alması (patina), ürünün doğallığının ve kalitesinin bir kanıtıdır.
Türkiye'de tesbih kültürü denildiğinde akla ilk gelen, en yaygın kullanılan ve koleksiyonerlerin gözdesi olan materyallerden biri Sıkma Kehribardır. Ancak ismindeki "Kehribar" kelimesi genellikle yanlış anlaşılmalara yol açar. Sıkma kehribar, damla kehribar gibi fosilleşmiş bir reçine değildir; özel formüllerle, kehribar tozu ve çeşitli fenol-formaldehit bileşenlerinin bir araya getirilmesiyle üretilen, son derece kaliteli ve değerli bir yapay reçinedir. "Yapay" kelimesi sizi yanıltmasın; buradaki yapaylık, basit bir plastik değil, "sanatla üretilmiş özel bir alaşım" anlamına gelir.
Sıkma kehribarın kökeni, 18. ve 19. yüzyıllarda Avrupa'da (özellikle Almanya'da) keşfedilen bakalit ve katalin malzemelere dayanır. O dönemde süs eşyası, şemsiye sapı, oyun taşları gibi objelerin yapımında kullanılan bu malzeme, Osmanlı topraklarına girdiğinde tesbih ustalarının elinde bir sanat eserine dönüşmüştür. Bugün "Sıkma Kehribar" olarak adlandırdığımız ürünler, o eski formüllerin modern teknoloji ve usta ellerle yeniden yorumlanmış halidir. Eski Osmanlı sıkmalarının formülüne en yakın, renk alma garantili ve çekim kalitesi yüksek malzemelerdir.
Bir tesbihi "Sıkma Kehribar" kategorisinde değerli kılan en önemli özellik Renk Alma (Patina) özelliğidir. Sıkma kehribar, ilk üretildiğinde genellikle daha açık tonlardadır (sarı, açık turuncu, krem vb.). Ancak hava ile temas ettikçe ve eldeki ısıyla çekildikçe, malzeme oksitlenerek renk değiştirir. Sarı bir tesbih zamanla vişne çürüğüne, turuncu bir tesbih koyu kızıla dönebilir. Bu süreç, tesbihin kullanıcısıyla kurduğu bağın en somut kanıtıdır. Tesbihiniz sizinle yaşar, sizinle olgunlaşır.
Sıkma kehribar tesbihlerde kaliteyi belirleyen iki ana unsur vardır:
Damla kehribara göre daha mukavemetli bir yapıya sahip olan sıkma kehribar, günlük kullanım (hızlı çekim, stres atma) için en ideal tesbih türüdür. Düşmelere ve darbelere karşı nispeten daha dayanıklıdır. Elde bıraktığı o kadifemsi his, tesbih çekmeyi bir alışkanlıktan öte bir terapiye dönüştürür. Ayrıca gümüş püsküller, kazaziye örmeler veya kendi malzemesinden yapılan sistemli püsküllerle kombine edilerek şıklığı artırılabilir.
Sıkma kehribar tesbihlerinizin renginin doğal yollarla koyulaşması makbuldür. Ancak tesbihi çok uzun süre doğrudan güneş ışığında bırakmak veya kimyasallarla temas ettirmek (alkol, kolonya gibi) yüzeyini matlaştırabilir. Parlaklığını korumak için, yumuşak bir kumaşla (gözlük bezi gibi) silebilir veya çok az miktarda ceviz yağı ile bakım yapabilirsiniz.
Sıkma kehribar dünyası, sonsuz bir renk skalasına sahiptir. Tek renk (yekpare) modellerin asaletinin yanı sıra, "Hareli" dediğimiz, içinde renk dalgalanmaları olan modeller de büyük ilgi görür. Bu hareler, döküm esnasında malzemelerin karışımıyla oluşur ve her bir tesbihi "tek ve benzersiz" kılar. Hiçbir hareli sıkma kehribar, bir diğerinin aynısı olamaz; parmak izi gibi eşsizdir.